Borsa coşarken, Doğan hisseleri tepetaklak oldu

10 Eylül 2008 Çarşamba

Borsa coşarken, Doğan hisseleri tepetaklak oldu

ABD'deki olumlu gelişmeler İMKB'yi coştururken, Hilton Oteli arazisi yüzünden Başbakan Erdoğan'ın eleştirdiği Doğan Grubu'nun 7 şirketine ait hisseler sert düşüşle hareket etti.



ABD hükümetinin konut piyasasına destek sağlamak ve dünya finans piyasalarındaki çalkantının önüne geçmek için mortgage devleri Fannie Mae ve Freddie Mac'e el koyması, son günlerde tansiyonun yükseldiği piyasaları coşturdu. İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, Cuma günü ikinci seans kapanışına göre 1.356,69 puan artarak 40.472,32 puandan kapandı. Hisse senetleri ortalama yüzde 3.47 değer kazandı. İMKB Bileşik Endeksi ikinci seansa, önceki kapanışa göre 1.58 puan azalarak 40.470,74 puandan başladı. Fazla hareket yaşanmayan bu seansta kapanış puanı 40.517 oldu. Günlük yüzde 3.58 yükseliş yaşandı. Borsadaki bu yükselişe rağmen Doğan Grubu'na ait şirketlerden 7'sinin hisseleri, hafta sonunda Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Hilton Oteli arazisiyle ilgili ve Aydın Doğan hakkındaki açıklamalarının ardından birinci seansta çok sert düşüşle hareket etti.

Kaybı 412 milyon YTL
Hisseler ortalama olarak yüzde 5-6 oranında değer kaybederken; ikinci seansta gelen alımlar da fayda vermedi ve düşüş gün boyunca devam etti. İkinci seanstaki düşüş ortalamaları da yine yüzde 4-5 civarında gerçekleşti. Böylece Doğan şirketleri 412 milyon YTL değer kaybetti.

Mortgage 'erken' geldi

Mortgage 'erken' geldi



Bankalar mortgage sistemine 6 ay önce start verdi. Garanti ve Yapı Kredi kampanya başlattı. YKB konut faizini % 1'in altına çekti. Diğer bankalar sırada.

***

Mortgage erken başladı faizler % 1'in altına indi

Garanti Bankası ve Yapı Kredi mortgage kampanyalarına başladı. YKB yeni kampanyasında faizleri % 1'in altına çekti. Garanti bir müşterisine ev verecek.

Bankalar mortgage sistemini 6 ay önceden başlattı. Garanti Bankası, "Mortgage konusunda en uzman banka hangisi?" şeklindeki ödüllü reklamlarla tüketicinin dikkatini çekiyor. Yapı Kredi ise "Kendi Evim" isimli kampanya ile mortgage kredilerinde aylık kredi faizini yüzde 0.99'a indirdi, oldukça esnek seçenekler sunuyor. Geçen yıl mayıs ayından önce yüzde 1'e kadar gerileyen konut kredi faizleri, bir yıl aradan sonra ilk kez yüzde 1'in altına indi. Yapı Kredi ve Garanti'nin bu atağına karşın, Akbank başta olmak üzere konut kredilerinde uzman bankaların ise konuyla ilgili önemli hazırlıklar yaptığı belirtiliyor. Yeni kampanyalar yakın zamanda rekabetin artacağını gösteriyor.

ÇEKİLİŞLE EV VERECEK
General Electric (GE) ile sektörde ayrıcalık yaratmayı planlayan ve dünyadaki başarılı örnekleri Türkiye'ye taşımaya hazırlanan Garanti Bankası, son günlerde gazete ve televizyonlara verdiği ilanlarda, Mortgage uzmanı bankayı bilene İstanbul'da yepyeni bir daire vereceğini duyuruyor. Büyük harflerle yazılan MORTGAGE kelimesi içerisindeki GA harflerini yeşil renkle gösteren Garanti Bankası, sorunun cevabını cep telefonu mesajıyla gönderenler arasında yapılacak çekilişte bir daire vermeyi planlıyor. Bu reklam ve hemen ardından gelen Yapı Kredi atağı, 2008 öncesi bankaların mortgage kredilerinde yoğun rekabet edeceğini gösteriyor.

YKB FAİZİ DÜŞÜRDÜ
"Sahip olmak istediğiniz ve siz, nasıl sahip olacağını biz biliyoruz" sloganıyla mortgage kampanyasını başlatan Yapı Kredi, tüketicilere 9 farklı ödeme sistemi olan seçenekler sunuyor. Anahtar teslimi mortgage diye başlayan kredi türleri, düşük faizli, yüzde 100 mortgage, azalan taksitli, ileride ödemeli, dönemsel ödemeli ve dövize endeksli şeklinde sıralanıyor. Yeni kredi sisteminde tapu masrafları dahil tüm ödemeleri yapmayı taahhüt eden Yapı Kredi, oldukça esnek, herkesin bütçesine uyacak kredi imkanları sunuyor. Bin ya da 2 bin YTL hizmet bedeli karşılığında 36 aya kadar faizleri aylık yüzde 0.99'a indirin Yapı Kredi 240'a aya kadar vadede ise 1.49 oranında faiz uyguluyor. Garanti Bankası da belirli bir hizmet bedeli karşılığında faizleri aşağı çeken bankalar arasında yer alıyor. Öte yandan son dönemde diğer bankalar da faiz oranlarını hızla aşağı çekiyor. Anadolubank 1.39'a kadar düşürürken yılbaşında yüzde 2 seviyesine ulaşan konut kredileri son dönemde yüzde 1.50 seviyesine kadar geriledi. Temmuz sonundaki seçimlerden sonra faizlerde daha hızlı bir düşüş bekleniyor.

Eyes on Lehman rescue as Korea lifeline drifts

Eyes on Lehman rescue as Korea lifeline drifts

Reuters

A potential rescue from South Korea for troubled United Nations investment bank Lehman Brothers appeared to have lost further momentum on Monday but other possible investors continued to circle.

South Korea's top financial regulator called on state-owned Korea Development Bank (KDB) to carefully weigh its potential investment in the subprime-hit bank.

"Considering financial market conditions domestically and abroad, KDB should approach buying into Lehman at this point of time very carefully," Jun Kwang-woo, chairman of the Financial Services Commission, told reporters at a briefing.

KDB, headed by the former chairman of Lehman's South Korean branch, is considering an investment with other domestic banks reportedly worth up to $5.3 billion.

Doubt over the prospect of a South Korean lifeline had already emerged last week, when KDB said it was unsure there would be a deal and other lenders denied interest in taking part.

The commission's move followed news at the weekend of a senior management reshuffle at Lehman that saw the appointment of two executives to head the bank's fixed income operations.

Lehman on Sunday named Eric Felder and Hyung Soon Lee as global co-heads of fixed income, following the departure of current global head Andrew Morton.

The bank also appointed Riccardo Banchetti and Christian Meissner co-chief executive officers of Europe and the Middle East and announced that Jeremy Isaacs will retire as chief executive officer for Europe, the Middle East and Asia-Pacific at the end of the year.


NOMURA INTEREST
Separately, Japanese newspaper Yomiuri Shimbun reported on Saturday that Nomura Holdings Inc is considering acquiring a stake.

Japan's Nomura has a pool of funds exceeding 200 billion yen ($1.86 billion) for investing in or acquiring U.S. and European financial institutions, the brokerage's chief executive, Kenichi Watanabe, told Yomiuri Shimbun in an interview on Saturday.

Watanabe said Lehman was one of several candidates and that Nomura would decide whether to make an investment offer after confirming Lehman's business results, which could come as early as next week, and after checking share price moves.

On Friday, Reuters reported that Blackstone Group LP and Kohlberg Kravis Roberts & Co are each looking to buy parts of Lehman's real estate and asset management units, citing sources familiar with the situation.

The sources said Lehman's real estate unit could be worth about $5 billion but none of the companies would comment.

On Monday, the U.S. bank's Frankfurt-listed shares were up over 14 percent at 12.87 euros, outperforming the DJ Stoxx Banks index which surged more than 8 percent after the U.S. government's weekend move to take control of mortgage finance companies Fannie Mae and Freddie Mac.

Lehman is under pressure to raise capital ahead of its earnings announcement this month. It has racked up crippling losses and still bears more than $60 billion of mortgage and commercial real estate exposure.

Lehman is expected to post another big quarterly loss. The bank has already taken $7 billion in credit-related write-downs and losses since the start of the global credit crisis.

The bank has also raised about $12 billion in capital this year through common equity, preferred stock and convertible securities offerings, but analysts and fund managers say this may not be enough

U.S budget deficit runs to near-record of $407 bln

U.S budget deficit runs to near-record of $407 bln

AP

The federal government will run a near-record deficit of $407 billion for the budget year ending Sept. 30, according to the latest Capitol Hill estimates.

The Congressional Budget Office figures released Tuesday say the flood of red ink will spill over into next year, when the deficit would reach a record $438 billion - and could go even higher as the government takes over mortgage giants Fannie Mae and Freddie Mac.

The CBO figures for this year are slightly worse than White House predictions released in July. The White House foresees a $389 billion deficit for 2008, growing to $482 billion in 2009.

Next years figure would also increase assuming Congress steps in to fix the alternative minimum tax, or AMT, which could add $80 billion more, according to CBO.

The numbers represent about 3 percent of the size of the economy, which is the deficit measure seen as most relevant by economists. That's considerably smaller than the deficits of the 1980s and early 1990s, when Congress and earlier administrations cobbled together politically painful deficit-reduction packages.

Still, the new figures are so eye-popping in dollar terms that it may restrain the appetite of the next president, who takes office Jan. 20, to add to it with expensive spending programs or new tax cuts. Pressure may build to allow some tax cuts enacted in 2001 and 2003 to expire as scheduled at the end of 2010, with Congress also feeling pressure to curb spending growth.

The deficit for 2007 totaled $161.5 billion, which represented the lowest amount of red ink since an imbalance of $159 billion in 2002. The 2002 performance marked the first budget deficit after four consecutive years of budget surpluses.

"Today's estimates provide the latest evidence of the fiscal legacy of Republican policies: record deficits and a weak economy," said House Budget Committee Chairman John Spratt Jr. "It’s another reminder of the dismal economy and budget that Republicans are leaving others to sort out."

Under the promises of Democratic presidential nominee Barack Obama and Republican nominee John McCain - who both say they want to extend most of the tax cuts passed in 2001 and 2003 at the urging of President Bush - the deficit is likely to remain high.

Even if all of the Bush tax cuts were allowed to expire at the end of 2010, the budget would still run a considerable deficit of $325 billion in the following year, CBO says.

The cost of extending the Bush tax cuts and other expiring pieces of the tax code, along with making sure the AMT doesnt trap more and more middle class families, would reach more than $400 billion a year by 2012, CBO says.

The worsening deficit picture is largely due to continuing weakness in the economy, CBO said. And the economy could still slide into a recession, according to the forecast.

"The economy is likely to experience at least several more months of very slow growth," the new report said. "Whether this period will ultimately be designated a recession or not is still uncertain, but the increase in the unemployment rate and the pace of economic growth are similar to conditions during previous periods of mild recession."

The nonpartisan agency, which makes economic and budget estimates for Congress, also sees unemployment averaging 6.2 percent next year.

Dow Jones yüzde 2.59 yükseldi

Dow Jones yüzde 2.59 yükseldi



ABD’de mortgage devleri Fannie Mae ve Freddie Mac’a el konmasının ülkedeki konut piyasasını istikrara kavuşturacağı ve dünya mali piyasalarını teşvik edeceği tahmini, New York Menkul Değerler Borsası’nda hızlı bir yükselişe yol açtı.

Dow Jones Sanayi Endeksi, yüzde 2.59 artarak 11.510’dan, Nasdaq Bileşik Endeksi de 13,88 puan artarak 2.269,76’dan kapandı.

Jubilation over Fannie, Freddie bailout fades quickly

Jubilation over Fannie, Freddie bailout fades quickly

Reuters

Asian stocks retreated and government bonds rose on Tuesday in a sobering realization the United States takeover of Fannie Mae and Freddie Mac addressed some risks stemming from the financial crisis but has not solved it.

Increased uncertainty about the global economic outlook favored the dollar, which hit a one-year peak against a basket of currencies, and other currencies associated with safety and stability, such as the yen and Swiss franc.

Such concerns were likely to spread to European share markets, which were seen opening slightly higher in Britain but lower in Germany and France. Britain's FTSE 100 index was predicted to open as much as 4 points higher, the German DAX down 2 to 16 points, and the French CAC 40 down 3 to 10 points, according to financial bookmakers.

Large bank shares fell after a broad global financial sector rally on Monday, though they slightly outperformed the broad market.

In a 24 hour span, market sentiment went from relief that the top U.S. mortgage finance companies would not be allowed to fail and spark a broad meltdown, to caution that problems at other financial institutions have yet to be resolved and could still have a knock-on effect on the region.

"It was a knee-jerk reaction yesterday, but the long-term outcome is that you are not going to expect the U.S. economy to improve if the housing market does not fix itself," said Lucinda Chan, a division director with Macquarie Equities Ltd in Sydney.

Japan's Nikkei share average fell 1.8 percent, led by shares of companies associated with the technology sector or consumer demand, such as Kyocera Corp and Honda Motor.

Outside of Japan, Asia-Pacific stocks dropped 2.5 percent after posting their biggest daily gain of 2008 on Monday, according to an MSCI index. Financial sector stocks in the region fell 2.1 percent, while the materials sector dropped 4.5 percent.

Hong Kong's Hang Seng index fell 2 percent and is off 26.7 percent so far this year.

Goldman Sachs downgraded its view to neutral from attractive on Chinese banks, whose shares have been one of the bright spots in an otherwise dismal market. Among the reasons, analysts at the bank cited the risk of rising bad loans at property developers and a slowing economy.

BANKS IN THE CROSS HAIRS
High-profile financial sector analysts were out in full force on Tuesday, cutting their profit estimates for an array of banks.

Richard Bove, an analyst with Ladenburg Thalmann, increased his fiscal year 2008 loss per share view for Lehman Brothers by 17 percent, citing a volatile month in the securities industry. He also said the third quarter business of Goldman Sachs, the largest U.S. investment bank, was "lousy".

Washington's bailout of the top U.S. mortgage finance companies on Sunday, which could be the most expensive ever, won acclaim from policymakers around the world, eager for positive news after more than a year of fallout from the credit crisis.

The move to place the companies under conservatorship, similar to bankruptcy, also had an immediate effect on U.S. mortgage rates, which fell half a percentage point.

However, whether housing prices will stop falling is another issue altogether.

"The bottom line is that buyers are still not interested in buying depreciating assets and in any case have less money to do so whilst lending conditions remain tight and the inventory overhang is still huge," Calyon analysts said of the U.S. housing market in a note sent to clients.

"For now, the taxpayer is becoming increasingly embroiled in the housing market crisis and things will get worse before there is any sign of a turnaround."

The U.S. dollar rose against the euro but fell against the yen as more cautious trades pushed out the rush of risk taking on Monday.

The dollar fell 0.5 percent against the yen to 107.60 yen, though it remains well above a two-month low around 105.50 yen hit on Friday.

"The market has gone back to credit worries and concerns about a global economic slowdown, and the yen is being bought across the board," said Hideaki Inoue, chief manager of forex trading at Mitsubishi UFJ Bank.

The euro edged down 0.2 percent to $1.4090, creeping back down toward an 11-month low around $1.4050 hit on Monday.

Oil prices slipped as the firmer dollar outweighed the threat to U.S. production of another storm. Hurricane Ike was heading toward rigs in the Gulf of Mexico, an energy-rich area still recovering from Hurricane Gustav, though it had lost some strength.

The October U.S. light crude future was down 96 cents to $105.37 a barrel , having plunged more than $40 from an all-time high reached in July.

The benchmark 10-year Japanese government bond yield fell 3 basis points to 1.495 percent, pulling away from a one-month high of 1.550 percent hit on Monday.

UK house prices fall again, sales at record low- RICS

UK house prices fall again, sales at record low- RICS

Reuters

British house prices kept falling sharply in the three months to August even as the average number of home sales per surveyor hit a new low, a survey showed on Tuesday.

The Royal Institution of Chartered Surveyors said its house price survey balance improved slightly to -81 in August from -83 but still showing a weak picture for the housing market, which is now slumping after a decade-long boom.

"A lack of mortgage liquidity is the key issue which is keeping the housing market from showing any real sign of recovery," said RICS spokesperson Jeremy Leaf.

Faced with a global credit crunch, mortgage lenders have tightened up the terms on which they make new loans, demanding as much as 25 percent of a property's value as a deposit when before they would look for 5 percent or even provide as much as 120 percent of the value themselves.

The result has been a sharp fall in house prices and transactions drying up -- the effects of which are being felt right across the economy with construction and furniture retail companies particularly hard hit.

RICS said completed sales per surveyor stood at just 12.7, the lowest figure since the question was first included in the survey in 1978. Inventory levels on surveyors' books also fell back.

As a result, the ratio of sales to the stock of unsold property --an indicator of market slack -- fell to 15.4 from 16.9 in July.

The tentative improvement in sentiment seen in July's survey have also proven to be short-lived, with a bigger balance of surveyors expecting sales to fall further.

Fannie, Freddie need restructuring to limit risks: IMF

Fannie, Freddie need restructuring to limit risks: IMF

Reuters

The U.S. government's move to take control of Fannie Mae and Freddie Mac will help shore up the housing market, the banking system and the wider economy, a senior International Monetary Fund official said on Tuesday.

In the text of a speech in Frankfurt, IMF first deputy managing director John Lipksy also said the two mortgage giants would need to be restructured over the longer term.

"The intervention in (Fannie Mae and Freddie Mac) and the broader support to the mortgage market should stabilize (their) balance sheets and the funding of mortgages in the near term," Lipsky said.

"This will help underpin the U.S. housing market, the banking system, and the broader economy."

U.S. mortgage rates fell on Monday after the government seized control of Fannie and Freddie, raising hopes the plan would provide at least temporary respite from troubles in housing and credit markets.

The government committed up to $200 billion to support the two lenders, which together back about half the country's $12 trillion in mortgages.

Stock prices rallied around the world as investors felt that federal backing could ease some of the pain that has afflicted the financial system for more than a year.

Lipsky said on Tuesday authorities should continue to encourage financial firms to strengthen their capital positions.

The U.S. administration had addressed "moral hazard concerns" over intervention in Fannie and Freddie by diluting common and preferred shares of stockholders and replacing management, he added.

"Over the longer term, the restructuring of (Fannie and Freddie) remains essential to restore market discipline, minimize fiscal costs, and limit future systemic risks," he said.

"(Fannie and Freddie) are in no-man's-land between public and private ownership and this needs to be resolved."

PALMALİ -SOCAR TEKFEN İNŞAAT'IN YARISINI ALIYOR

7 Eylül 2008 Pazar

PALMALİ -SOCAR TEKFEN İNŞAAT'IN YARISINI ALIYOR


Haber: Palmali -Socar Tekfen İnşaat'ın Yarısını Alıyor
Resmi büyütmek için tıklayın

Tekfenat'ın Yüzde 50'sinin, Azeri Palmali ve Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi Socar Tarafından 520 Milyon Dolara Satın Alındığı Öğrenildi.


Tekfenat’ın yüzde 50’sinin, Azeri Palmali ve Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar tarafından 520 milyon dolara satın alındığı öğrenildi.

Bu anlaşma karşılığında Palmali ve Socar ortaklığı, beş yıl boyunca Tekfen İnşaat’a 37 milyar dolarlık inşaat işi verecek.

AZERİ Palmali ve Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar’ın, Tekfen İnşaat’ın yüzde 50’sini satın aldığı öğrenildi. Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş.’nin yüzde 50 hissesini Azerbaycanlı Palmali Grup ve Azerbaycanlı Socar’ın 520 milyon dolara satın aldığı belirtiliyor.


37 milyar dolarlık iş

Bugün İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) bildirilecek satın alma işlemiyle Tekfen Grubu, Azeri ortaklarıyla yoluna devam edecek. Bu anlaşma karşılığında Palmali ve Socar ortaklığı, beş yıl boyunca Tekfen İnşaat’a 37 milyar dolarlık inşaat işi verecek. Toplam beş yıl sürecek inşaat işleri arasında Azerbaycan ve Türkiye ağırlıklı olmak üzere tüm dünyada petrol alanındaki inşaat işleri de yer alıyor. Tekfen Grubu, rafineri, petrol kimya tesisleri, inşa ve yapım işlerinin hepsini gerçekleştirecek.

Türkiye üs olacak

Palmali’nin sahibi Azeri kökenli genç işadamı Mubariz Mansimov. Mansimov, Petrol taşımacılığından liman işletmeciliğine, futbol kulübü sahipliğinden inşaatçılığa kadar pek çok işle uğraşıyor. Azeri işadamı Mübariz Mansimov’un kurduğu dünyanın önde gelen tanker gemi filolarından birine sahip Palmali Holding, önümüzdeki yıllarda 1.3 milyar dolarlık yatırımla Türk bayraklı gemi filosunu büyüterek, 2008’de merkezini Malta’dan İstanbul’a taşıyacağını açıklamıştı. Palmali’nin halen filosunda 116’sı petrol taşıma tankeri, 14’ü de kuru yük olmak üzere toplam 130 gemisi bulunuyor.

300 projeye imza attı

Boru hattı ve petrol platformu olmak üzere 300’e yakın büyük projeye imza atan ve Fas’ın tek rafinerisi olan Samir’in yenileme inşaatını sürdüren Tekfen Taahhüt Grubu, mühendislik, malzeme tedariki ve inşaat işlerinin bütününü kapsayan "anahtar teslim müteahhitliğe" yoğunlaşıyor. Tekfen, Petkim ihalesini Turcas Grubu’yla birlikte kazanan Socar’ın ortakları arasında yer aldığı Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının inşaatını da gerçekleştirmişti. Socar Türkiye’deki ortağı Turcas ile birlikte Ceyhan’da rafineri kurmak için Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’ndan (EPDK izin almıştı. Tekfen Holding’ten 2007 yılı kasım ayında yapılan açıklamada da Ceyhan’da kurulacak bir rafineride yüzde 10 pay sahibi olunmasının planlandığı ifade edilmişti.

DÜNYA AYÇİÇEK ÜRETİMİ 4 MİLYON TON ARTTI, YAĞ FİYATI YÜZDE 30 DÜŞTÜ

DÜNYA AYÇİÇEK ÜRETİMİ 4 MİLYON TON ARTTI, YAĞ FİYATI YÜZDE 30 DÜŞTÜ


Haber: Dünya Ayçiçek Üretimi 4 Milyon Ton Arttı, Yağ Fiyatı Yüzde 30 Düştü
Resmi büyütmek için tıklayın

Küresel Isınmanın Etkisinin Bazı Tarım Ürünlerinde Azalması, Ekilebilir Alanların Genişlemesi ve Petrol Fiyatlarının Düşmesi, Bitkisel Yağ Fiyatlarını da Düşürdü. 2007'ye Göre Dünyada 4 Milyon Ton Fazla Üretilen Ayçiçek Fiyatları Düştü. Böylece Haziranda 20 YTL Olan 5 Kilogramlık Ayçiçek Yağı, Bugün 14 YTL'ye Geriledi.


Küresel ısınmanın etkisinin bazı tarım ürünlerinde azalması, ekilebilir alanların genişlemesi ve petrol fiyatlarının düşmesi, bitkisel yağ fiyatlarını da düşürdü. 2007’ye göre dünyada 4 milyon ton fazla üretilen ayçiçek fiyatları düştü. Böylece haziranda 20 YTL olan 5 kilogramlık ayçiçek yağı, bugün 14 YTL’ye geriledi.

GEÇTİĞİMİZ yıl ocak ayında başlayan ve haziran ayına kadar tarihin en yüksek tırmanışını yapan bitkisel yağ fiyatları son üç ay içerisinde yüzde 30 geriledi. Fiyat inişi yüzünden tüketicinin aklına "Başka bir yağ mı piyasaya sürülüyor" sorusu gelse de, asıl neden ayçiçek üreticisi ülkelerde ekilebilir alanların genişlemesi oldu. Üretici ülkelerde rekolteler 2007 yılına göre yüzde 20 arttı. Sadece ayçiçek üretimi 2007 yılına göre 4 milyon ton artış gösterdi. Küresel ısınma etkileri de 2008 yılında bitkisel yağ fiyatlarını etkilemedi. Haziran ayında perakende fiyatı 20 YTL olan 5 kilogramlık ayçiçek yağı, bugün 14 YTL’ye kadar geriledi.


Rekolte 900 bin ton

Türkiye’de geçtiğimiz yıl 700 bin ton olan ayçiçek rekoltesinin bu yıl 900 bin ton beklendiğini belirten Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı Edip Uğur, şu bilgileri verdi: "2007 yılında bitkisel yağ fiyatları dünya genelinde hızla arttı. Bunun en büyük sebebi, doların değer kaybetmesiyle birlikte gıdaya yatırım yapan fon şirketleri oldu. Ayrıca petrol fiyatları da yükseldi. Bunun yanı sıra kuraklık rekolteyi düşürdü ve bitkisel yağ fiyatları arttı. Ancak bu yıl tam tersi bir durum yaşanıyor. Kuraklığın etkilerinin azaldığını görüyoruz. Ayrıca petrol fiyatları da düşüyor. Buna paralele olarak yağ fiyatları da geriledi."

AB üretimi 6.1 milyon

Fiyatların düşmesinde Rusya, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerin rekolte artışlarının da sebep olduğunu anlatan Edip Uğur, şu değerlendirmeyi yaptı: "Geçtiğimiz yıl Ukrayna’nın ayçiçek rekoltesi 4.3 milyon tonu buluyordu. Bu yıl bu rakamın 5.5 milyon ton olacağı tahmin ediliyor. Rusya’da da 1.1 milyon tonluk bir artış söz konusu. Çin ve Hindistan’daki üretimin 500 bin ton artması bekleniyor. Ayrıca tüm Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde ayçiçek rekolteleri bu yıl yükselecek. Geçtiğimiz yıl 4.5 milyon ton üretim yapan AB ülkeleri bu yıl 6.1 milyon tonluk rekolte bekliyor. Bu rakamlar fiyatları etkiliyor."

1 tonu 700 YTL

Ayçiçek rekoltesinde bu yıl önemli bir artış beklendiğini vurgulayan Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yardımcı, şöyle konuştu: "Ekim sahalarının genişlemesi bitkisel yağ fiyatlarını düşürdü. Bununla birlikte Trakya Birlik dengeleyici bir fiyat verme yolunu seçti. Bu yıl 1 ton ayçiçek yağının fiyatı 765 YTL oldu. Bunun yanı sıra serbest piyasada fiyatlar daha da düşük seyrediyor. Bugün 1 ton ayçiçeğin fiyatı 700-740 YTL arasında alıcı buluyor. Eğer ithalat fiyatları da ucuzlarsa düşüş devam edebilir."

Bitkisel yağ fiyatları petrolle el ele çıkmıştı

2007 yılında bitkisel yağ fiyatlarının artışını petrole bağlayan Edirne Yağ Sanayi Genel Müdürü Mehmet Edip Ağaoğulları, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bitkisel yağ fiyatları petrol fiyatlarıyla paralel yükseliyor. Çünkü artık bu yağlar biyo yakıt olarak da kullanılıyor. 2007 yılında böyle bir artış yaşandı. Petrol fiyatlarının düşmeye başlaması, küresel ısınmanın etkilerinin azalması ve dünyadaki üretici ülkelerde yüksek çıkan rekolteler fiyatları etkiledi. Bugün perakende fiyatlarında yüzde 30’luk bir düşüş söz konusu."

26.4

milyon ton üretim olacak

2007 yılında dünyada yağlı tohum üretiminin 385 milyon ton olduğuna dikkat çeken Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı Edip Uğur, şu bilgileri verdi: "Bu rakam bu yıl 410 milyon tona ulaşacak. Ayçiçek üretimi de 2008 sonunda 22.5 milyon tondan 26.4 milyon tona yükselecek. Üretim arttıkça fiyatlar da hızla düşüş gösteriyor. Bundan sonraki süreçte küresel ısınmanın ve petrol fiyatlarının etkilerini görmezsek fiyatlar bu seviyede seyreder."

Hangi yağın fiyatı ne kadar düştü

Ürün (5 kg)Haziran Eylül (YTL)(YTL)

Ayçiçek yağı 20 14

Mısırözü yağı 24 17.5

Soyayağı 20 17

Kanola yağı 18 14

Ayçiçek rekoltesi (milyon ton)

Ülke 2007 2008

Ukrayna 4.3 5.5

Bulgaristan 0.7 1

Rusya 5.8 6.9

Romanya 0.8 1.2

Arjantin 4.6 4.7

Türkiye 0.7 0.9

Çin 1.8 2

Hindistan 1.3 1.5

AB’ye uyum reformları yabancıların sigorta sektörüne ilgisini artırdı

AB’ye uyum reformları yabancıların sigorta sektörüne ilgisini artırdı




AB’ye uyum reformları yabancıların sigorta sektörüne ilgisini artırdı
Sigorta Şirketleri Birliği Başkanı Hulusi Taşkıran, AB uyum süreci kapsamında gerçekleştirilen reformların yabancı yatırımcıların sigortacılığa ilgisini artırdığını, 2007 sonu itibariyle yabancı sermayenin payının sektörde yüzde 39.2’ye yükseldiğini söyledi.

TÜRKİYE Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB) Başkanı Hulusi Taşkıran, son yıllarda yabancı sermayenin Türk sigorta pazarına ilgisinin arttığını ve bu ilginin devam edeceğini söyledi. Hulusi Taşkıran, Türk ekonomisinde yaşanan olumlu gelişmelerin, Avrupa Birliği (AB) uyum süreci kapsamında gerçekleştirilen reformların ve ülkenin sahip olduğu genç nüfusun yabancı yatırımcıların gözünde Türkiye’yi yatırım yapabilecek bir pazar haline getirdiğini belirtti. Taşkıran, uluslararası finansal aktörlerin serbestçe hareket ettiği bir ortamda 2006 yılında Türk sigorta sektöründe yaşanan birleşmeler ve satın almaların neticesinde yabancı sermaye girişinde önemli bir artış olduğunu, 2007 yılında da bunun devam ettiğini kaydetti. Hulusi Taşkıran, geçen yılın ilk çeyreğinden itibaren de sektöre yabancı sermaye girişinde önemli artış gözlendiğini ifade ederek, şunları söyledi: "Groupama Int., HDI Int., Ergo Group, Liberty Mutual Group, Coface, Atradius, Eureko, BNP Paribas, TBIH Financial, Mapre gibi birçok uluslararası sigorta grubu Türk sigorta sektöründe faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu artışın sonucu olarak, 2006 yıl sonu verilerine göre toplam sermaye içinde yabancı ve yabancı ortaklı şirketlerin payı yüzde 25.8 iken bu oran 2007 yıl sonu itibariyle yüzde 39.2’ye yükselmiştir."

GSMH içindeki pay düşük

Hulusi Taşkıran, son dönemlerde Gayri Milli Safi Hasıla’da (GSMH) yaşanan istikrarlı büyüme, AB uyum süreci kapsamında gerçekleştirilen reformların yabancı sermaye ilgisini Türkiye’ye yönelttiğine de değinerek, uzun zamandan beri sektörde eksikliği hissedilen yasal düzenlemelerin AB’deki düzenlemeler dikkate alınarak, çıkartılması sonrasında Türk sigorta sektörünün de bu ilgiden payını aldığını söyledi. Bugün için kişi başına düşen gelirin gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında düşük olması ve ilerleyen dönemlerde gelirin artacağının, bu sayede de tasarruflarda yaşanan artışın sigorta sektörüne yöneleceği beklentisinin yabancı sermayeyi Türk pazarına çektiğinin altını çizen Taşkıran, "Ayrıca sigorta sektörünün GSMH içindeki payının gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında düşük olması, gerekse sigortalanabilir menfaatlerin çok düşük bir kısmının sigortalanmış olması da bu ilgiyi artıran sebepler arasındadır" şeklinde konuştu.

Enflasyon üzeri büyüme

TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, sigorta sektörünün bugünkü konumuna da değinerek, sektörün son beş yıllık gelişimine bakıldığında sürekli enflasyonun üzerinde gelişme gösterdiğine dikkat çekti. Taşkıran, 2003 yılında 5.083 milyon YTL olan toplam prim üretiminin 2007 yılı sonunda 10.931 milyon YTL’ye yükseldiğini, aynı şekilde 17.8 milyon adet olan poliçe sayının da 2007 yılı sonunda 34.3 milyon adete çıktığını kaydetti. Taşkıran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Primdeki bu gelişime rağmen Türkiye’de teknik kárlılık istenen düzeyde değildir. Özellikle prim üretiminin yoğunlaştığı kasko ve trafik sigortalarında istenen sonuçlara ulaşılamamaktadır."

Sigortacılık 2000’li yılların gözde mesleği

TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, Sigorta Şirketleri Birliği olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK ile sigorta eğitimi odaklı projeler üzerine görüşmeler yaptıklarını belirterek, şunları söyledi: "İhtiyaç analizleri çerçevesinde bu çalışmalar, daha ziyade meslek yüksekokulları kapsamında sigortacılığı meslek olarak algılanmasını sağlamak ve yaygınlaştırmak amacıyla yapılıyor. Eğitimli, nitelikli teknik personel yetiştirilmesini sağlamak, ülkemizde sigortacılığın 2000’li yılların gözde mesleklerinden kabul edilmesi gerçeği ile nitelikli çalışan sayısını artırıcı ve istihdam yaratıcı çalışmaları sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz."

TÜSİAD, Brüksel'de Rehn ile görüşecek

TÜSİAD, Brüksel'de Rehn ile görüşecek

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) heyeti, bugün AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ile bir araya gelecek.

TZOB: Hükümet fındıkta tüccarı memnun etti

TZOB: Hükümet fındıkta tüccarı memnun etti




TZOB: Hükümet fındıkta tüccarı memnun etti
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tüccarın Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı fındık fiyatından memnun olduğunu, üreticinin ise zora düştüğünü söyledi.

Bayraktar, "Tüccarın rakibi konumunda olan TMO, fındık fiyatı ve alım politikasını açıkladığında rahatsız olan tüccar değil çiftçi olmuştur. Çiftçinin ’kara gün dostu’ olması gereken TMO, çitçimize dostluğunu göstermeyerek onu üzmüş, tüccarı ise mutlu etmiştir" dedi. TZOB Başkanı Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında "Türkiye Kanatlı Sektör Raporu"nu açıkladı. Bayraktar ayrıca fındık alım fiyatlarının açıklanmasından sonra yaşanan gelişmeler ve tarım sektörünün genel sorunlarını değerlendirdi. Bayraktar, açıklanan fiyatın tavan fiyat olduğunu, fındık fiyatında istikrarın sağlanamadığını dile getirerek, serbest piyasada kilo başına fiyatın 1,6 YTL kadar düştüğünü söyledi. TMO’nun kademeli fiyat uygulamasıyla arzı zamana yaymanın politikanın amaçlarından birisi olduğunu kaydeden Bayraktar, "Gerçekte TMO’ya ürün satmak üzere alınan randevuların yüzde 61’inin Eylül-Ekim aylarında olduğu görülmüştür. Çünkü meyilli arazilerde çok zor şartlarda emeğiyle, sermayesiyle üretim yapan, fındıktan başka geliri olmayan çiftçimiz, bankalara, esnafa, tüccara, toplayıcılara borçludur. Bu yüzden ürünü bir an önce satma çabasındadır" diye konuştu.

Müdahale amacına ulaşmadı

TMO’nun uygulanan politikadaki hata ve eksikliği gidermesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, "Fındık ve mısır fiyatları TMO’nun açıkladığı fiyatın çok altına düşmüş, müdahale amacına ulaşmamıştır" dedi. Bayraktar, dünya üretiminde ve ihracatta lider olunan fındıkta istikrarlı bir politikaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "TMO açıkladığı fındık politikasıyla çiftçiyi perişan etmiş ve çiftçimiz tüccarın insafına bırakılmıştır. Devletin fedakarlığı boşa gitmiş, ülkemiz ve çiftçimiz kaybetmektedir. Fındığın dünya piyasalarındaki değeri, talep durumu ve üretim maliyeti dikkate alınarak TMO açıkladığı fiyatı yeniden gözden geçirilmelidir. TMO tüccar gibi peşin para ile piyasaya girmeli, üretici randevu almak ve ürün teslim etmek için kuyruklarda sefil olmamalıdır. Üretici teslimatta günlerce kuyrukta beklemekte, hızlı alım yapılarak bu durum önlenmelidir. Bunlar yapılmadığı takdirde tüccar fiyatları daha da aşağı çekecek ve üreticimiz çok daha kötü durumlara düşecektir."

İTO'DAN SGK ELEŞTİRİSİ

İTO'DAN SGK ELEŞTİRİSİ


Haber: İTO'dan Sgk Eleştirisi
Resmi büyütmek için tıklayın

İTO Başkanı Yalçıntaş, 1 Temmuz'da Yayınlanan Genelge ile Özel Hastanelerin SGK Mensuplarının Tedavileri Karşılığında Alacakları Katkı Payının Sınırlandırılmasının Sıkıntılara Yol Açtığını Belirtti.


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz’da yayınlanan genelge ile özel hastanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mensuplarının tedavileri karşılığında alacakları katkı payının yüzde 30 ile sınırlandırılmasının ciddi sıkıntılara sebep olduğunu belirtti.

İTO Başkanı Yalçıntaş yaptığı açıklamada, özel hastanelerin SGK mensuplarından alacağı katkı payını yüzde 30’la sınırlandıran uygulamayı eleştirdi. Yüzde 30 katkı payı ile vatandaşların sağlık hizmetlerine daha ucuz yoldan ulaşmasının hedeflendiğini belirten Yalçıntaş, son dönemde büyük yatırım yapan ve binlerce kişiye istihdam sağlayan özel sağlık sektörü yatırımlarının söz konusu oranla işin altında kalkamayacağını savundu. Yalçıntaş, "Özel hastanelerin maliyetleri, yatırım kapasiteleri ile bulundurdukları tıbbi cihazlar dikkate alınarak fiyat belirlenmesi daha doğru olacaktır" dedi.

Gölge düştü

Hükümetin sağlıkta ilaçların her eczaneden alınması, kamu hastanelerinin birleştirilmesi gibi devrim niteliğinde uygulamalar yaptığını dile getiren Yalçıntaş, son genelge ile bu hizmetlere gölge düştüğünü kaydetti. Yalçıntaş, "SGK devlet hastaneleri için geçerli ücret tarifelerini özel hastanelere uygulamış ve hastalardan alınan farkı yüzde 30’la sınırlandırmıştır. Bu tarihten itibaren sağlıkta tartışma yaşanmaya başlanmıştır. Nitekim birçok büyük hastane SGK mensuplarına hizmet vermeyi durdurmuştur" diye konuştu. SGK tarifesinin gerçekte kamu hastaneleri için çıkarıldığını söyleyen Yalçıntaş, devlet hastanelerinin doktor, personel maaşı, bina ve ekipman yatırımlarını genel bütçeden almalarına karşın, özel hastanelerin tüm yatırımlarını kendi imkanlarıyla yaptıklarını kaydetti. Yalçıntaş, son uygulamadaki fiyat tarifesine de değinerek, "Poliklinik muayene ücreti 15.5 YTL olarak uygulanıyor. Bunun gibi birçok teşhis ve tedavi fiyatları da günümüz şartlarıyla örtüşmüyor. Öte yandan, tedavi ücretlerini SGK’den 90 günde alabilen özel sağlık kuruluşları, çalışanlarının maaşlarını ise her ay ödemek zorundalar. Bu şartlar altında bu kuruluşların layıkıyla hizmet vermesine imkan yoktur" dedi.

'Tüm riski bir kurum taşırsa Emlak Bankası gibi olur'

4 Eylül 2008 Perşembe

'Tüm riski bir kurum taşırsa Emlak Bankası gibi olur'

TÜRKİYE'NİN 2015 yılına kadar 6-8 milyon konut ihtiyacı bulunduğuna ve bunun mali değerinin 200-400 milyar dolar arasında değiştiğini kaydeden İstanbul Mortgage Genel Müdürü Bahadır Teker, "Devletin önümüzdeki 7-8 yıl içinde milyarlarca dolar kaynak aktarması mümkün değil. TOKİ'nin de böyle bir kaynağı yok. Bu da bizi yurtdışına yönlendiriyor. Finansmanı yurtdışından sağlamanın Türkiye'ye reel faiz olarak yansıması ise yüzde 10'ları buluyor" dedi. TOKİ veye başka bir kurumun Türkiye'nin bütün gayrimenkul riskini taşır hale getirilmesi halinde Emlak Bankası ile yaşanan bazı kötü anılarla tekrar baş başa kalınacağı uyarısında bulunan Teker, bu yüzden özel sektörün elini taşın altına soktuğu sistemlerin yaratılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin kurumsal iç yapı ve uzun vadeli tassaruf sorununu çözmeden dar gelirliye konut sorununu çözemeyeceğini dile getirdi.

Kiralık bakın, satın almayın

David Smith, önerilerini şöyle sıraladı:

* Özel sektör bir alana girdiğinde, devlet hemen oradan başka yere geçmeli. Öncü olmalı.

* İnsanları kayıtdışı evlerini kayıt içine sokmaları için teşvik edin. Aftan söz etmiyorum.

* Kentsel dönüşümde, orada yaşayanları işin içine katın. Ağır bir sistem ama işe yarıyor.

* TOKİ harika bir kurum ama en geç 5-10 yıl içinde hızlı bir biçimde finansmancı olmalı.

* Hesaplı ve kullanılabilir kiralık konutlar yaratmanız lazım. Satın almaya çok odaklısınız.

* Belediyelerin arsa geliştirmesinin yollarını artırın. Belediye başkanları daha iyi bilir bu işleri. Arsa kullanımı yerel iştir.

'TOKİ ev yapmakla uğraşmasın dar gelirliye uygun kredi versin'

'TOKİ ev yapmakla uğraşmasın dar gelirliye uygun kredi versin'

MENEKŞE ATASELİM
ABD merkezli Satın Alınabilir Evler Enstitüsü Başkanı Smith, Türkiye'de dar gelirlinin konut alması için TOKİ'nin hızlı bir şekilde 'kredi veren' konumuna girmesi gerektiğini söyledi..
Dünya çapında sürdürülebilir konut finansmanı eko-sistemleri geliştiren ABD merkezli Affordable Housing Institute'nin (Satın Alınabilir Evler Enstitüsü) Başkanı David Smith, "TOKİ, konut geliştirme işinden çıkıp finansman tarafında geçmelidir" dedi. Gayrimenkul Zirvesi'nin ikinci gününde Affordable Housing'in hazırladığı 'Dar Gelirlilerin Konut İhtiyacı ve Çözüm Önerileri' başlıklı raporun sonuçlarını açıklayan Smith, Türkiye'de dar gelirlinin konut sahibi olması için TOKİ'nin hızlı bir şekilde 'kredi veren' konumuna girmesi gerektiğini söyledi. Raporda, 10 yıl boyunca her yıl 600 bin konut ihtiyacının olduğu Türkiye'de dar gelirli için devlet desteksiz konut geliştirilemeyeceğinin ortaya konduğunu belirten Smith, bu desteğin konut yaparak değil finansman ve özel sektöre teşvik sağlayarak verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

'BU YÖNTEM PARA BASAR'
Türkiye'de konut ihtiyaç sahiplerinin yüzde 80'inin yeni konut alabilecek finansal güce sahip olmadığını dile getiren Smith, şöyle devam etti: "Türkiye'de neyi görüyoruz? Gecekonduları resmileştirmek şart. Af ilan etmek değil ama konut stokunun muazzam bölümü sağlam değilse bu gerekli. Sistem düzgün, kayıtlı ve vergili değilse gerekli. Çünkü bu ekonominin altını oyuyor. Kabul edilebilir risk değil. Hep Bir tür devlet programı bu gibi yapıların kayıt içine çekilmesini finanse eder. Geçmiş ödemelerin yapılması gibi yöntemlerle..." Türkiye'nin konut üretimi açısından yeterli kapasitesi olduğunu ancak finansman kapasitesi olmadığını belirten Smith, çalışma yaptıkları Türkiye, Meksika ve Tayland gibi istikrarsız para geçmişi olan yerlerde konut finansmanı sisteminin oluşturulamadığını söyledi.

TOKİ: Biz de zor para buluyoruz

TOKİ Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Mehmet Fatih Kara yaptığı konuşmada, TOKİ'ye gelen eleştirilere şöyle yanıt verdi: "Geçmişte kendi hallerine bırakılan dar gelirlilere pek seçenek sunulmadığını gördük. Biz özel sektörün gitmediği yerlere giderek dar gelirliye konut üretiyoruz. Özel sektörün ihtiyaç duyduğu finansmana TOKİ de ihtiyaç duyuyor. Yurtdışına borçlanma maliyeti yüksek. Konut ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu karşılayan TOKi aslında sektörün hakim olan kurumu değil. Bir model oluşturarak işin çoğunluğunun özel sektör tarafından yap ı l m a s ı n ı destekliyor. Biz de zorlanıyonuz."

TOKİ'den yarım milyar dolarlık ihale

23 Eylül Salı günü TOKİ’nin Ankara’daki binasında yapılacak açık artırmada yüzde 20 peşinat ve 24 ay taksitle ödeme imkânı olacak.

TOKİ'den yarım milyar dolarlık ihale

Güncelleme : 05.09.2008 01:29
DATİ'nin üst kullanım hakkına sahip olduğu Ataköy arsasının ihalesini iptal eden TOKİ, yan taraftaki 124 bin metrekarelik parseli 650 milyon YTL muhammen bedelle ihaleye çıkardı..
İstanbul Ataköy'deki üzerinde Dünya Göz Hastanesi ve Galleria Alışveriş Merkezi'nin de bulunduğu, üst kullanım hakkı Denizciler Ataköy Turizm ve İnşaat'a ait (DATİ) 139 bin 251 metrekarelik arsanın dün gerçekleşecek ihalesini iptal eden Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Ataköy'deki bir başka arsasını ihaleye çıkardı. Bakırköy sahil şeridindeki 124 bin 980 metrekarelik arsası için muhammen bedel olarak 650 milyon YTL (532 milyon dolar) değer biçen TOKİ, şartnameye eklediği bir madde ile de arsanın 68 bin metrekarelik kısmını inşaata kapadı. TOKİ İstanbul İdari Mali İşler Şube Müdürü Sami Türkay, söz konusu arazinin eskiden Emlak Bankası'nın olduğunu ve bankanın tasfiyesinden sonra TOKİ'ye geçtiğini belirterek, şu bilgileri verdi: "Üzerinde eskiden oteller olan arsayı temizledik ve 68 bin metrekare alanı yeşil alan ve rekreasyon alanı olarak bırakma şartı ile ihaleye çıkardık. Arsada 2 emsale göre 249 bin 960 metrekare inşaat yapılabilecek. Bina yüksekliği 72 metreyi geçmeyecek şekilde otel, marina, yat kulübü, alışveriş merkezi, restoran, kongre tesisi, gösteri-spor-eğlence tesisleri inşa edilebilir."

ZORUNLU YEŞİL ALAN
Arazinin ilk kez satışa çıktığını bildiren TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ise "Arsada imar sorunu yok. Yerli ve yabancı yatırımcıdan yoğun ilgi bekliyoruz" diye konuştu. TOKİ'nin kaynak sorununu çözmeye çalıştığını kaydeden Bayraktar, Halkalı'daki temalı park ihalesinin gelecek hafta olmasını planladıklarını söyledi. TOKİ, ağustos ayında Ataköy'deki DATİ arsasını ikinci defa satışa çıkardığında 'Adrese teslim ihale' söylemleri tekrar gündeme gelmiş ve idare, dün gerçekleştirilecek ihaleyi iptal etmişti. 450 milyon YTL muhammen bedelle satışa çıkan arsanın gerçek değerinin 1 milyar YTL olduğu ve DATİ'nin satın alması için ihaleye çıkıldığı söylemleri karşısında Erdoğan Bayraktar, "Kamuoyunun vicdanını rahat ettiremezsek gerekirse arsayı satmayız" açıklaması yapmıştı. DATİ arsası 450 milyon YTL muhammen bedelle ihaleye çıkarken hemen yanındaki 124 bin metrekarelik arsanın 650 milyon YTL muhammen bedelle ihaleye çıkması dikkat çekti.

Anlaşmalı Projelere Düşük Banka Faizi

3 Eylül 2008 Çarşamba

YAPI KREDİ BANKASI

Bankanın 50'nin üzerinde proje ile anlaşma imzaladığı görülüyor. Milleniumpark, Yakut Evler, Serena ve Sarduna Konutları, Yamaç Evler, Güzelbiryer Projesi, Semilyon Konaklan ve Ankara Ankara projeleri bankanın anlaşmalı projeleri olarak dikkat çekiyor. Bankanın normal tabela faizi yüzde 1.57. Anlaşmalarla bu oran yüzde 1.54'e geriliyor.

AKBANK

Bankanın 50'nin üzerinde anlaştığı konut projesi mevcut. Akkent, Ankara Batıkent, Ataköy Konaklan, Bahçeşehir Evleri, Mesa Evleri, Bizim Evler, Bahçeşehir Buyaka, Ergene Vadisi, Gizlibahçe Akdeniz Evleri ve Prestij Residences anlaşma yaptığı projeler arasında yer alıyor. Bankanın ilan ettiği faiz oranı 1.57. Anlaşmalı projelerde bu oran yüzde 1.53'e kadar geriliyor.

GARANTİ BANKASI

Banka 100'e yakın proje ile anlaşma sağlamış durumda. Bostancı City, Soyak Mavişehir, Astrum Towers, Bargylia, Elysium Life, Miyansera Evleri, Koza Evleri, Yaseminpark Bursa, Konsept istanbul, Uplife Park Kartal projelerden birkaçı. İlan edilen faiz yüzde ise 1.70. Vadesi 60 ay olan anlaşmalı projelerde bu oran masraflar dahil edilmediğinde yüzde 1.53'lere kadar geriliyor.

FİNANSBANK

100'e yakın projede anlaşma sağlamış durumda. Avrupa Konutları TEM Projesi, Uprise-Uplife, Uphill Court Ataşehir, Bahçehir Projeleri, Astrium- Bargilya Bodrum projeleri, Narcity, Anthill Projesi, Palms Residence Projesi ve Mesa/Dora projelerden birkaçı arasında yer alıyor. Bankanın masraflar dahil tabela faizi yüzde 1.66. Anlaşmalı kredilerde ise bankanın tüm masraflar dahil edildiğinde faiz oranı 1.60'a geriliyor.

DENİZBANK

Bankanın 150'ye yakın firma ile anlaşma imzaladığı görülüyor. Bazı bölgelerde şube bazında anlaşmalara da rastlanıyor. Ihlas Bizimevler, Fideltus Ispartakule, Avrupa Konutları Tem, Aşçıoglu Projeleri, Sapphire, Hektaş İdealistkent, Ekinciler Ekinoks Residence, Antrium Residence, Anthill Residence ve Arketip Evleri anlaşmalı projelerden birkaçı. Bankanın ilan ettiği tabela faizi 1.70, anlaşmalı projelerde bu oran masraflar dahil edilmediğinde yüzde 1.58 olarak görünüyor.

VAKIFBANK

Bankanın 50'ye yakın proje ile anlaşma sağladığı görülüyor. Eltes Güneşi, Idealist Kent, Nevbahar Konutları, Güneşpark Evleri, Park Oran Konutları, Mesa, Spradon Evleri ve Misstanbul öne çıkan bazı anlaşmalı projeler arasında yer alıyor. Bankanın ilan ettiği faiz oranı 1.66. Masraflar dahil edilmediğinde bu oran 1.55'lere masraflar dahil edildiğinde ise 1.60'lara geriliyor.

ING

Zirvekent-Çankaya, Antrium Residence-Ümraniye, Ataköy Konaklan, Besa Karina Evleri, Elitkent-Bahçeşehir, Göktürk İstanbul ve Doğa Gayrimenkul bankanın anlaşma sağladığı birkaç firma arasında yer alıyor. Bankanın ilan ettiği tabela faizi 1.67. Anlaşmalı projelerden kredi kullanılması durumunda ise bu oran masraflar dahil edildiğinde 1.65'e geriliyor.